Büyü Nedir ? büyü Nasıl Yapılır,
Büyü Örnekleri ? Büyü Günah mı ..
Ak Büyü Büyüsel işlemlerin tümü etnik, ahlaksal
bir değerlendirmeye tabi tutulduklarından ayrımlar
oluşuyor. İlk ayrım Ak ya da olumlu, iyiye yönelik,
şifacı büyüdür.
Ak Büyü ile uğraşan kişi temiz
ruhlu, iyi niyetli, hatta dindar biri olarak tanınır.
Ak ile Kara Büyü ayrımını antik uygarlıklarda Asur ve
Babil’de buluyoruz. MÖ. 1800 yılında Kral Hammurabi
Kara Büyüyü yasaklamış, uymayanları ölümle
cezalandırmıştır.
Ak Büyünün amacı şifadır,
destektir. Yorumlara göre örneğin, aşk büyüsü de bu
kategoriye girer ama aslında bu bir çeşit zorlamadır.
Ak Büyü ile Kara Büyü arasındaki farklılıklar sadece
niyet, amaç ve formüllerle belli olmuyor; kullanılan
malzemelerde farklıdır. Ak Büyüde ateş, altın,
ayçiçeği, cıva, elma, elmas, fasulye, fildişi, gümüş,
horoz, inci, incir, kurşun, kuşkonmaz, portakal,
sarımsak, su, süt, sirke, tavuk, tuz, yumurta,
zeytinyağı kullanıldığı gibi, Kara Büyüde ceset
parçaları, idrar, kan, karga, kedi (kara), kurbağa,
kurt kanı, timsah dişleri, toprak (mezarlıktan), tüy
(kara tüy) yarasa (gözleri ve kanı) kullanılmaktadır.
Kara Büyü Ak Büyünün ve ak büyücünün karşıtı
olan Kara Büyü, onu uygulayan ise Kara Büyücüdür.
Amacı kötülüktür, zarar vermektir ve cinayete, ölüme
kadar gidebilir. Ak Büyücünün tersine Kara Büyücü
özverici değil, kibirli ve fırsatçıdır, maddiyata
bağlıdır.
Allah’tan nefret eder, doğanın
kurallarına karşı gelir ve kendisini yüceltebilmek,
güçlerini arttırabilmek için her şeyi yapabilir ve
yapar.
Kara Büyü ya şeytanla bağlantılıdır ya
da ölü ruhlarla (nekromansi), her ne kadar Hz.
Musa’dan başlamak üzere bütün dinler bunu bir
sapkınlık sayıp yasakladılarsa da, antik çağlardan
beri ölülerin ruhlarını çağırıp sayesinde geleceği
öğrenmeye çalışmak, yani, ölü falını uygulamak oldukça
yaygın bir dönemdi. Özellikle Orta Çağ büyücülüğü
bununla sık sık beslenmiştir. Orta Çağ tanrı
bilimcilerinden Rabano Mauro şöyle yazmıştır; Ölü
falına bakanlar, kötü duaları ile ölüleri diriltenler,
geleceği öngörüp sorulara cevap vermelerini temin eden
kişilerdir. Ölüleri çağırabilmek için ceset kanı
gerekiyor, çünkü bu işlemlere yardımcı olan cinler
kandan hoşlanırlar.
Kırmızı Büyü
Kırmızı Büyü olumsuz amaç ve niyetleri, uygulamaları
ile Kara Büyünün bir çeşidi yandaşıdır. Belki de en
gerçek ve bu yüzden en tehlikeli büyüdür. Şeytan’ın,
kötü ruhların büyüsüdür ve işlemlerinde ayinlerinde
kaz kullanır, kurban keser.
Büyüsel işlemler
çoğunlukla olumlu (Ak Büyü) veya olumsuz (Kara Büyü,
Kırmızı Büyü) bir enerji akışına dayalı olduğu
söyleniyor. Bir enerji bedensel bir organa,
psiko-somatik (ruhsal-bedensel) bir işleve
yöneltilebilir. Tarihte birçok el yazması büyü kitabı
hazırlanmıştır. En ünlülerden biri 15. Yüzyıla ait
olduğu sanılan, önceki yüzyılda gizem ustası Mc Gregor
Mathers tarafından ilk kez İngilizce ye çevrilen
sihirbaz Ma Abra-Melin’in Kutsal Sihir Kitabıdır. (The
Book of the Sacred Magic of Abra-Melin the Mage).
Kitaba göre maddi dünya kötü ruhlar tarafından
yaratılmıştır, ancak sihirbaz, koruyucu meleğinin
yardımıyla ve büyüsel uygulamalara başvurarak, kötü
güçlere karşı koyabilir hatta kötü ruhları
yönetebilir.
Kırmızı Büyünün çeşitleri arasında
önemlisi, merkezi Haiti olan, oradaki yerliler ve
melezler tarafından uygulanan Vudu (Voodoo) dur.
Kökenleri, Afrika’nın totemlere dayalı inançlarına
bağlıdır. Vudu Büyücülüğünde düzenlenen ayinlerde
dansların, müziğini kendinden geçmelerin, kurban
edilen hayvanların (kaz, horoz, kara keçi) nedeni ve
amacı adları Loas olan bazı ilkel güçleri (ölü
ruhları) harekete geçirmektir. Trans haline geçen vudu
rahibeleri, birer medyum gibi hareket ederek bu
güçlere teslim olurlar. Vudu’ya benzer bir uygulamaya
Brezilya yerlilerinin Macumba (Makumba) törenlerinde
rastlarız.
Macumba, temelde cinsel büyücülüğe
bağlıdır, erotizmi boldur. Vudu ayinleri daha çok
mezarlarda yer alırken, Macumba için mekan olarak açık
alanlar ya da ormanlar tercih edilir.
Vudu’nun
çok konuşulan fakat kanıtlanmayan ve fantastik olarak
görünen bir tarafı ise, Zombiler’dir, ya da yaşayan
ölüler (Zombi: mezardan çıkma). Kara büyüsel
işlemlerle, hipnoz ve telkin yolu ile diriltildiği
söylenen bu hareket halinde cesetlerin ruhsuz olduğu
söylenir. Bir Zombi’nin kumanda edilmesi,
yönlendirilmesi onu o hale sokan Kara Büyücünün
işidir.