Anasayfa Kilo Verme Magazin Bebek Kozmetik İtiraf Kadın Hastalıkları İlişki Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle   
 
     
  A - Z ye Diyet
  Anne Çocuk
  Aşk Hakkında
  Bebek Sağlığı
  Beslenme
  Cinsellik
  Evlilik
  Güzellik
  Sex & İlişki
  Kariyer
  Magazin
  Makyaj
  Ev  Dekor
  Moda & Stil
  Kadın & Spor
  Pratik Bilgiler
  Saç Bakımı
  Kadın Sağlık
  Yaşam
  Yemek Tarifleri


 

 



 
  
  Astroloji
  Günlük Burçlar
  Rüya Tabirleri
  Güzel Sözler
  Hikayeler
  İtiraf Edin !
  Sohbet
  Arkadaşlık
  Kişilik Testleri
  Sinema
 


 
Burç Yorumları

MaxiKadin.Com - Ağrısız Doğum Kadın Haberi | Kadin-Sağlik Haberleri | 2008-07-19
   

Ağrısız Doğum Ağrısız Doğum

Doğum eylemi sırasında uterus (rahim) kasıldığında, ağrı duyusu uterustan sinirler aracılığıyla omuriliğe, oradan da beyine ulaşarak rahatsızlık hissi oluşturur.

0/5   Toplam : 0

5 4 3 2 1   

Ağrının şiddeti; bebeğin iriliği, bebeğin pozisyonu, pelvis genişliği, kasılmaların gücü, geçmiş deneyimlere ve hatta ön yargılı şartlanmalara bağlı olduğu düşünülmektedir. Bu yüzden hastanın ne kadar ağrı duyacağını doğumu yaşamadan önce tahmin etmek güçtür. Bazen dayanılabilecek, kontrol altına alınabilecek düzeyde ağrı duyulurken, bazen de çeşitli olup, ağrı kesme yöntemlerine ihtiyaç duyulur.

Nefes alma, rahatlama teknikleri, ılık duş, masaj, destekleyici hemşire bakımı, pozisyon değişiklikleri (ayakta durmak, oturmak, yürümek, sallanmak), doğum topu kullanmak gibi doğum ağrısına yardımcı olan pek çok tıbbi olmayan yöntemler bulunmaktadır. Ancak bazı kadınlar için bu yöntemler yeterli olmayabilir.

Ağrı tedavi yöntemleri

Sistematik Tedavi
Doğum ağrısını azaltmak için ya intravenöz (damar içi), ya da intramusküler (kas içi) yolla verilen ilaçlardır. Bu ilaçlar çoğunlukla doğum uzmanı tarafından verilir, hemşireler tarafından uygulanır.

Sistemik tedavide kullanılan narkotikler, ağrıyı kontrol etmede en etkili ilaçlardır. Obstetride, doğum eyleminde ve doğum ağrısında uzun süreden beri kullanılmaktadırlar. Meperidin (dolantin), morfin, fentanil, butorfanol (stadol) ve nalbufin (nubain) kullanılan narkotikler arasındadır.

Bu ilaçlar kan dolaşımına girerek travay ve doğum ağrısını daha dayanılabilir hale getirirler. Genellikle ağrıyı tam olarak kesmezler. Bu ilaçlarla meydana gelen ağrı kontrolü değişkendir, ancak ağrıyı azaltarak travayın dayanılır hale gelmesini sağlarlar. Doğum için rejyonel anestezi tercih etmeyen annelerde bu ilaçlardan kullanılmaktadır. Epidural veya spinal anestezi uygulama kararı alınmasından önce bu ilaçlardan kullanılmış olmasının herhangi bir sakıncası yoktur.

Anestezi doktoru sistemik ilaçları bir intravenöz infüzyon pompasıyla uygulayabilir. Bu durumda, ağrıyı kontrol altına almak istenildiğinde, hastanın bastığında aktif hale gelen bir düğme verilecektir. Pompa hastaya, ayarlanmış miktarda ilacı vermeye programlanmıştır. Bu metoda “hasta kontrollü analjezi” (PCA) denir. Ağrı durumunda, ihtiyaç duyulan ilaç miktarı üzerinde hastanın kontrolü olur.

Bu intravenöz ilaçların en önemli dezavantajları sersemlik ve uyku hali yaratmasıdır. Ayrıca bulantı, kusma, solunumda azalma, kaşıntı, kabızlık ve mesaneden idrarın atılamaması gibi yan etkiler de görülebilir. Anne sütü vermede başlangıçta sersemlik nedeniyle zorluk yaşanabilir.

Narkotiklerin bir diğer yan etkisi de hepsinin plasentayı geçip bebeğin dolaşımına katılmasıdır. Bunun sonucu olarak bebekte de bazı etkiler görülebilir. Uterus içinde bebeğin kalp hızı hafif değişebilir. Bu kalp hızındaki değişikliğe bağlı bilinen ciddi bir etki yoktur.

Bebeğin anneden yavaş olmakla beraber bu ilaçları yıkma kabiliyeti vardır. Bebek doğduktan sonra hafif uykulu olabilir. Anneye verilen düşük miktardaki ilaçların bebeği olumsuz etkilemesi beklenmez, ancak bu ilaçların bebeğe geçtiğini bilmek önemlidir. Bebekte anneye verilen ilaçların etkisini görme durumu, doğum zamanına göre ilaçların verilmesine bağlı olabilir. Bebeğin ilaçları yıkmak için yeterli zamanı varsa çok az etki görülür. Pek çok doktor, anneye ağrı için verilen narkotik ilaçların bebek açısından güvenli olduğunu düşünmektedir.



Rejyonel anestezi
Rejyonel anestezi denilince Spinal ve Epidural anestezi akla gelmektedir. Rejyonel anestezide, ağrılı uyaranlar omurilik seviyesine durdurulur ve beyine iletilmezler. Her iki yöntemde de lokal anestezik ilaçlar ilgili bölgeye enjekte edilerek etki oluşturulur. Dışarıdan bakıldığında enjeksiyon bölgesi aynı gibi görülse de anatomik ve etki bakımından birbirinden farklı, iki yöntemdir.

Ağrısız doğumda özellikle epidural anestezi tercih edilmektedir. Epidural anestezide hastaya bir kateter takılmakta ve buradan (her ilaç enjeksiyonu için iğne batırılmaya gereksinim duymadan) ilaç enjeksiyonları yapılabilmektedir.

Epidural anestezide, anestezinin derinliği ayarlanabilmekte, hasta rahim kasılmalarını, itilmeleri, ıkınma hissini duyabilmekte ancak ağrı hissini duymamaktadır. Anne acı dışındaki her duyuyu hissettiğinden, bizzat kendisi rahat bir şekilde doğumu yapmaktadır. Epidural anestezide ağrı kesilmesi mükemmel olup, kullanılan ilaçlar bebeğe çok az oranda geçmektedir. Geçen ilaçların bebek üzerine olan etkisi önemsiz olarak kabul edilir.

Lokal anestezik ve narkotik ilaçlar kullanılan epidural anestezide deneyimli ellerde komplikasyon oranı da oldukça düşüktür. Yapılan 40.000 vakalık bir çalışmada herhangi bir major sinir hasarı bildirilmemiştir. Deneyimsiz ellerde 10-12 gün süren baş ağrısı görülebilir.

Diğer yöntemler
Annenin doğumda ilaç veya rejyonel anestezi kullanmak istemediği durumlar veya bu olanakların bulunmadığı yerler vardır. Bu durumlarda, doğum yapan annelerin doğum ağrısıyla baş etmede yardımcı olduğunu kabul ettikleri çeşitli metodlar bulunmaktadır. Her metod hakkında tanım ve detaylı bilgi içeren bağlantıları vardır. İyi araştırmalara dayanan görüşleri sağlama çabasıyla, farmakolojik olmayan analjezi (ağrısızlık) metodlarıyla ilgili bilgileri özetledik.

Aromaterapi
Teknik: Gül, lavanta, neroli, adaçayı ve benzerlerinin esansiyel yağlarının banyoya, yüze, masaj yağlarına konulmasını veya direkt olarak travaydaki annenin cildine sürülmesini içerir. Pek çoğu, travayın farklı evreleri için farklı yağların kullanılmasını tavsiye etmektedir. Bebeğin inişi başlamadan önce travayın ilk evresinde sakinleştirici yağın kullanılması pek çoğu tarafından önerilmektedir. Bebeğin inişi ve doğumunun gerçekleştiği ikinci evrede ise nane yağının güç hissi verdiği bulunmuştur.

Hipnoterapi
Kadınlar korkularını bırakmaya, gevşek, yumuşak, bez bebek gibi rahat olmaya çalışırlar. Daha sonra vücut rahatsızlığa neden olmadan doğum sırasında gerekenleri yapar.

Teknik: Hipnoterapiyle doğum kursları 30. haftadan başlayarak 4-5 hafta süreyle her hafta 2 saat yapılır. Hipnoterapist genellikle doğumda anneye eşlik etmez. Bu metod, kendi kendine hipnoz ve hipnoz sonrası telkin yoluyla ağrının algılanmasını değiştirmeye çalışır. Örnek olarak insanın kendisinin güvenli bir yerde olduğunu hayal etmesi, genellikle ağrıyı şuurlu hafızadan ayrı bir şey olarak sembolize eder ve böylece daha az ağrı hatırlamaya çalışır.

Hipnoterapinin hedefleri: Ağrı kesicilere ihtiyacı azaltmak, doğumu hayatın en huzurlu kutlaması haline getirmek, doğumda daha az yorulmak.




Ana Sayfa | Diyet | Magazin Bize Ulaşın | Reklam

Copyright © 2007 - 2008 by MaxiKadin.Com | Her Hakkı Saklıdır.