|

|

Bayan Parfümleri
Kozmetik, Bayan Parfümleri, Deodorantlar, Kadın
Parfümleri Kısacası Seç, Beğen, Al :)
Aslında parfüm kullanımı yaklaşık 4000 yıl öncelere
dayanmaktadır. Kelime kökeni olarak, Latince "Per fumum" dan
gelmektedir. "Per" sayesinde, aracılığıyla demektedir.
"Fumum" ise duman anlamına gelmektedir. Duman aracılığıyla
veya duman sayesinde diye çevirmek mümkündür. Antik
devirlerde, parfümlerin doğal yağlardan yapıldığını
düşünürsek, ilk parfümlerin doğal yağların yanmasından
doğmuş olabileceğini söylemek pek de yanlış olmaz. Çünkü
yanan doğal yağlar, havaya kendi kokularını yayacaktır.
Günümüzde kullanılan parfümlerin üretilmesi ise yaklaşık 200
yıl geriye gitmektedir. Parfüm Endüstrisi, günümüzde tamamen
kimya ve diğer bilim dallarının uğraşı haline gelmiş ve
modern üretim şekillerinin bütün nimetlerinden
yararlanmaktadır. Temel olarak şunu söyleyebiliriz ki, bir
parfümün teninize değmesinden sonra üç aşama vardır. Bunlara
nota adı verilmektedir. Nota’yı kokunun buharlaşma derecesi
veya kokunun kalıcılık katsayısı olarak açıklayabiliriz. Ya
da Nota'yı kısaca parfümün içeriğindeki kimyasalların
(kokuların) müziği olarak açıklayabiliriz. Dinlediğiniz
herhangi bir müzik parçasını düşünün. En üste baskın olan
sesler vardır. Tiz olup ancak dikkatli dinlendiğinde
duyulabilen sesler vardır. Birde bu iki perdenin arasında
olan sesler vardır. Bütün parfümler, teninize değmesi ile ya
da kapağı açılır açılmaz buharlaşıp uçmaya başlar. Temel
olarak üç nota vardır. Alt, orta ve tepe. En tepe
noktasındaki koku, doğal olarak en fazla buharlaşan
kimyasallardan oluşur. Yani, burnumuz ilk önce en tepe
noktasındaki kokuyu algılar.
Burnumuz (ve beynimiz) tepe notasından sonra, orta notayı
hissedecektir. En son olarakta en alt nota hissedilir. Aslında alt nota çok
belli belirsizdir ama kokukunun üzerimizdeki etkisi bu alt notaya bağlıdır. Parfüm endüstrisi artık milyar dolarlarla ifade edilmektedir. Her geçen gün
yeni bir parfüm piyasaya sürülmektedir. Peki bu çok özel ve çekici ambalajlarda
sunulan parfümleri nasıl ve hangi kriterlere göre seçmeliyiz? Bir kozmetik
dükkanına girip, parfüm reyonunun önünde duruyorsanız herşeyden önce sakin
olmalısınız. Beynimiz bütün kokulara bir tepki verir. Önünüzdeki parfümün
kokusu, beyninizde mutlaka çağrışımlara sebep olacaktır.
Dikkat etmeniz gereken diğer birşeyde, parfüm ambalajlarının etkisi altında
kalmamanızdır. Unutmayın, şişe değil parfüm seçeceksiniz! Parfüm seçimi
konusunda en güvenebileceğiniz şey burnunuz ve teninizdir. Parfüm her kişide
ayrı durur sözü gerçektir, bunun sebebi, vücut kimyasallarımızın farklı
oluşudur. Bu yüzden parfüm, yağlı cilt tipindeki kişilerde daha kalıcıdır.
Bir arkadaşınızın teninde çok hoş duran bir parfüm size uymayabilir. O yüzden
marka saplantılarınızı bir kenara bırakmanız en iyisi olacaktır.
Parfümü bileğinizin iç kısmına veya kulak arkalarına sürmeniz doğrudur. Salt
parfümün kokusunu duyumsayabilmek istiyorsanız, parfümü kesinlikle
parmakucunuzla yaymanız! Parfümün ciltte homojen bir şekilde bulunması ve en az
8-10 cm uzaklıktan sıkılması gerekir.Burnumuzun ilk algıladığı kısmın en üst
nota olduğunu hatırlayın ve biraz bekleyerek onun uçmasına müsade edin. Çünkü
esas olarak vücudunuzda orta ve alt notalar kalacaktır.O yüzden ilk uçup giden kokunun peşine düşmenize gerek yoktur. Bir parfümü
koklarken, onun kişiliğiniz ve cildinizle uyumlu olup olmadığını anlamak için
ona zaman tanımalısınız. İlk kokladığınızda derin bir nefes alın ve bekleyin.
Yukarda da belirttiğimiz gibi, bütün parfümler sizde az çok bir etki bırakacaktır. Ama önemli olan size yakışan
parfümü bulmaktır.
Parfüme yaklaşırken, yeni tanıştığınız biriyle uzun uzun sohbet ettiğiniz bir
yemekte gibi düşünmelisiniz. Eğer koku zaman geçtikçe etkisini gösteriyor ve
belleğinizde yer ediyorsa, size uygun kokuyu bulmak için doğru yoldasınız
demektir.
Burnumuz (koku alma kapasitemiz) oldukca hassas ve çabuk yorulan bir organdır.
Ardı arkasına değişik parfüm kokuları ile onu zorlamayınız. Eğer böyle
yaparsanız, kısa bir süre sonra kokuların karıştıklarını göreceksiniz.
Parfüm konusunda dikkatinizi çekmek istediğimiz diğer şeyde,
parfüm uygulamasının mutlaka belli bir denge içinde yapılmış olmasıdır.
Parfümü ne az ne de fazla sıkmak! Eğer doğru dengeyi yakalamak istiyorsanız, bu
konuya mutlaka dikkat etmeniz gerekmektedir. Peki, bazılarımızın hergün
kullandığı (aslında pek çoğumuzunda bilmediği) parfümlerin üzerinde yazan "Eau
de toilette, eau de cologne" gibi ifadelerin anlamı nedir? Genel olarak,
parfümlerin pek çok bileşenlerden oluştuğunu söyleyebiliriz. Ancak hemen hemen
bütün parfümlerin bir Öz'ü (Extrait) bulunmaktadır. Parfümün en değerli kısmı
bu özdür. Bu öze saf parfüm de denilebilir. Bu özün, parfümün en değerli kısmı
olduğundan, parasal anlamda da en pahalısı olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.
Bu terimler, aslında bize parfüm yağının (özün) oranını gösteren işaretlerdir.
Extrait form demek, bu özün saf alkol içinde çözünük halde % 20 ila 35 oranında
bulunması demektir. Eau de parfüm'de bu özün oranı % 10 ila 25 arasındadır.
Doğal olarak, parfümün kalıcılığı ve etkiside azalacaktır. Yukarda bahsedilenlere göre çok
daha ekonomik olan form ise Eau toilette'tir. Bu formda, esas öz, % 4 ila 10
oranında bulunmaktadır.
Bunların dışında birde Eau fraiche formu vardır. Bu formda esas öz % 5'i geçmez.
Yukarıda anlatıldığı gibi, üzerinizdeki o özel etkiyi bırakması şüphesiz öz
oranının yükselmesi ile mümkündür. Oran ne kadar yüksek ise gerçek anlamda bir
parfüme o kadar yaklaşılmış olur. Birde bütün bu anlattıklarımızın dışında olan,
ve çok sık karşılaştığımız "Eau de cologne" terimi vardır. İşin aslı, bu formun
parfümle bir ilgisi olmayıp, tamamen kendine has bir kategori olduğudur. Eau de
cologne ilk defa Almanya'da üretilmiş olup, gündelik hayatta sıkça kullandığımız
kolonyaya benzemektedir.
Almak istediğiniz parfüm mutlaka bir aileye sahiptir. Kategorik olarak anlatmak
gerekirse bunlar; Çiçek, Oryantal, Ağaç , Canlı (Fresh), Deniz (Okyanus).
Aslında bu kategori uzmandan uzmana değişebilmektedir. Birde, bu sayılan
ailelerin sahip olduğu, akrabalar (alt kategoriler) vardır. Örneğin, Fresh
ailesinin akrabaları olarak, turunçgil, yeşillik ve su, Ağaç ailesinin
akrabaları olarak da kuru ağaçlar ve yosun sayılabilir.
Vücudunuza parfüm sıkarken söylenebilecek temel şey, vücudunuzun tersiz ve temiz
olmasıdır.parfümü saçlarınıza ve elbiselerinize de sıkabilirsiniz. Sentetik iplikten
ziyade, doğal iplerle (yün, pamuk) dokunmuş giysilerde kalıcılığı daha uzun
sürer. Ancak giysilerinize sıkarken, parfümün alkol içerdiğini ve leke
bırakabileceğini unutmayın. Son bir not daha; Astım ve alerjisi olanların parfüm
kullanırken dikkat etmeleri gerekir.
kaynak: kozmetiktehersey.com
|
|